Aile İçi İletişim

Aile İçi İletişim

  • Ersan İçöz
  • Aile
  • 0 Yorum

Ailede eşler arası iletişimin temeli karı-koca arasındaki ilişkidir. Sağlıklı bir ilişki, bireylerin bilinçli, sorumluluk içinde ve ortak düşünce ile aldıkları karara dayanır. Sağlıklı bir ilişki içindeki bireyler karşılarındaki kişiyi değerli görürler ve oldukları gibi kabul ederler, sınırlarını bilerek hareket ederler ve sürekli etkileşimden çekinmezler. Böylesine bir aile ortamında yetişen çocuklar da kendi benliklerini bulabilmek için farklı deneyimlere girebilme cesaretine sahip olurlar. Bu aile tipinin tam zıddı olan mutsuz anne ve babanın olduğu ailelerde ise, kendi gereksinimlerini karşılayamayan anne-baba çocuklarını araç olarak kullanır. Bu tür ailelerde yetişen çocuklar da gelişemezler ve kendi benliklerini oluşturamazlar (Demiray, 2007:230). Dolayısıyla aile tarafından topluma kazandırılan çocukların açık ya da çekingen bir iletişim şekline sahip olup olmamaları aile ortamındaki iletişim tarzına göre şekillenmektedir.

Aile kurumunun en temel işlevlerinden biri de ailede bireylerin sosyokültürel gelişimini sağlamaktır. Ailenin bu işlevi yerine getirebilmesi için de sağlıklı bir aile içi iletişime ihtiyacı vardır (Doğan & Doğan, 2011:199). Burleson & Denton’a (2013:884) göre; iletişim evliliklerde merkez bir rol oynar. Çiftlerle yapılan toplum araştırmalarında sıklıkla bahsedilen konu iletişim problemleridir. Sürekli yapılan araştırmalara göre terapiye gelen çiftlerin en fazla şikâyet ettiği konulardan biri de iletişim problemleridir. İletişim problemleri ailedeki her bireyi etkilemektedir. Ailede ebeveynler arasındaki iletişimin sağlıklı ve etrafa model oluşturabilecek nitelikte olması gerekir. Bu aile kurumunun huzur ve güvenliği, aynı zamanda da çocukların gelişimi ve ruhsal sağlığı için önemlidir. Anne-baba ihtiyaçları hakkında ne kadar samimi ve net iletişim sağlarlarsa, çocuklar da o denli sağlıklı ifadeyi öğrenebileceklerdir (Doğan & Doğan, 2011:2000).

Birçok otorite iyi bir iletişimin, aile etkileşiminin ve evlilik ilişkisinin yaşam kaynağı olduğunu ileri sürmektedir. Bununla birlikte iletişim hatalarının ve bozulmalarının birçok sorunlu ailelerde, evliliklerde yaygın olduğunu gösteren destekleyici kanıtlar da vardır. Aile danışmanları daha çok eşlerin birbirleriyle konuşabilmek için kendilerinden yardım istediklerini belirtmişlerdir (Bienvenu, 1970:26). Evlilik danışmanlarına gelen birçok çiftte yaygın problem düşük seviyedeki kişilerarası iletişimdir. Bu deneyimlerde ifade edilen genel kaçınma ise; “o beni anlamıyor” şeklindedir (Pierce, 1973:223). Ailelerden duygularını birbirleri ile paylaşmaları beklenir, ancak iletişim eksikliğinin olduğunu gösteren birçok kanıt vardır. Sözde normal aile üyeleri arasında dahi iletişimin özgür, açık ve sık olmadığı görülmektedir (Bienvenu, 1970:26). Zamanla aileler iletişim ortamı oluşturur (Segrin & 35 Flora, 2005:57). Mcleod ve Chaffe’nin araştırmaları temel alınarak, ailelerin nasıl iletişim kurdukları ve ailelerde iletişim ve uyum yönelimi, merkez inançlar gibi olgularla kavramlaştırılmıştır (Koerner & Fitzpatrick, 2002:85). Koerner & Fitzpatrick’ın (2002:85) çalışmasına göre; iki düşünce ortaya çıkmaktadır.

  • İletişim yönelimi (Conversation Orientation): İletişim yönelimi, bütün aile üyelerinin çok çeşitli konularda kontrolsüz bir etkileşimin parçası olmasının desteklendiği ortamın yaratılabilme düzeyi şeklinde tanımlanmaktadır. Bu tür ailelerde aile üyeleri özgürce, sıklıkla, kendiliğinden ve herhangi bir limit olmadan, harcanan zamanı hesaba katmadan ilişkileri ya da tartışılan konularla ilgili birbirleri ile etkileşim kurabilirler. Bu tür aileler birbirleri ile etkileşim kurmak için çok zaman harcarlar ve aile üyeleri bireysel aktivitelerini, düşüncelerini ve hissettiklerini birbirleri ile paylaşırlar. Yine bu ailelerde aktiviteler ve planlar ailede tartışılır ve aile kararı olarak belirlenir. Bunun aksine iletişim yönelimi boyutunun düşük olduğu ailelerde aile üyeleri birbirleri ile daha az etkileşim kurarlar ve bütün aile bireyleri arasında açıkça konuşulabilen sadece birkaç konu vardır. Yüksek iletişim yönelimli ailelerde, açık ve sık iletişim aile hayatını daha eğlenceli ve tatminkar hale getirmektedir (Fitzpatrick & Koerner, 2002:85).

  • Uyma yönelimi (Conformity Orientation): Aile içi iletişimde uyma eğilimi, inançların, değerlerin, tutumların homojen olduğu bir ortamı vurgulamaktadır. Bu yönelimin yüksek olduğu aileler tutumların ve düşüncelerin tekdüze olduğu etkileşimle nitelendirilir. Aile etkileşimi aile üyelerinde tipik olarak uyum, çatışmadan kaçınma ve dayanışmaya odaklanır. Bu tür ailelerde kuşaklararası değişimlerde ebeveynlere ve diğer yetişkinlere itaat vardır. Uyum yöneliminin düşük olduğu aileler daha heterojen tutumlar ve düşüncelerin olduğu ve bunun yanı sıra aile üyelerinde bireyselliğin ve dayanışmanın olduğu etkileşimle nitelendirilir. Ayrıca kuşaklararası değişikliklerde iletişim aile üyeleri ve çocuklar arasında eşit şekilde olur (Fitzpatrick & Koerner, 2002:85-86). İletişim yönelimi ve uyum yöneliminin düşük veya yüksek olmasına bağlı olarak aile içi iletişim sürecinde aile; karşılıklı anlaşmaya dayalı, çoğulcu, koruyucu ve bırakınız yapsınlar anlayışına sahip şeklinde dört kategoride sınıflandırılabilir; (Keating vd. 2013: 162).

  • Karşılıklı Anlaşmaya Dayalı Aile: Bu aile tipi hem iletişim yönelimine hem de uyum yönelimine sahip aile tipidir. Açık iletişim ve geleneksel aile hiyerarşisini tercih eden, çok çeşitli konular hakkında konuşabilen, çocukların desteklendiği, düşüncelerinin ve hislerinin seslendirilebildiği ailedir. Bununla birlikte ebeveynler çocuklarının onların otoritelerini ve sahip oldukları değerleri kabullenmelerini umarlar. Bu tip ailelerdeki bireyler bazı konuları konuşmakta zorlanırlar.

  • Çoğulcu Aile: Çoğulcu ailelerde iletişim yüksek uyum düşüktür ve iletişimde küçük sınırlamalar vardır. Ebeveynler çocuklarının vermiş oldukları kararlara katılmamalarına rağmen, çocuklarının dayanışmasına saygı duyarlar ve bu ailelerde bir çok farklı ve zor konularda açık konuşmalar olabilir. Diğer taraftan çok az bir konuda konuşmaya girmeyebilirler çünkü aile bireyleri birbirlerine kararlarına saygı duyarlar ve negatif çatışmada bulunmak istemezler.

  • Koruyucu Aile: Bu tip ailede düşük iletişim ve yüksek uyum yönelimi vardır. Genellikle bu tip ailede açık ve dürüst iletişim pahasına üyeler arasında dayanışma ve ebeveyn otoritesine itaat desteklenir. Bu aileler kararlarında mantığa bürünmeye meyletmezler ve ailede uyumu devam ettirmek için çatışmadan kaçınmayı tercih ederler. Çünkü bu aileler uyumsuzluktan uzak durmaya çabalarlar ve açık konuşmayı desteklemezler ve bireylerin genellikle daha zor konularla meşgul olması muhtemeldir.

  • “Bırakınız Yapsınlar” Aile: Bu tip ailede ise her iki yönelim de düşük seviyededir. Bu tip ailede de ebeveynler ve çocuklar birbirleriyle az etkileşim halindedir ve üyeler sıklıkla duygusal olarak birbirinden ayrıdır ve çocuklar aile biriminden bağımsızdır. Çünkü bu tür ailelerde bireyler konuşmak için zor meselelere sahip olsalar bile açıklık ve dayanışma eksiktir ve maalesef konuşma ile meşgul olamazlar.

Aile yapısı ile ilgili yapılan bu çalışmalar göstermektedir ki; aile içi iletişimin sağlıklı ve olumlu olduğu aile yapısı iletişim yöneliminin yüksek olduğu karşılıklı anlaşmaya dayalı aile tipidir. Duyguların ve düşüncelerin özgürce ve herhangi bir olumsuz durumdan çekinmeden ifade edilmesi aile üyeleri arasında oluşabilecek yanlış anlaşılmaları ve oluşabilecek çatışmaları engeller. Çünkü doğru ve sağlam iletişim eşlerin ve aile üyelerinin birbirine daha yakın olmasını sağlayarak güven duygusunun oluşmasını sağlar (Özgüven, 2014, 83-84)

Kaynak: Şule KARADAĞ

Paylaş:

Yorum Yap

Yorum yapabilmek için giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
loader
Şu an canlı yayın yok

Kullanıcı Listesi

x